İNGİLTERE SAVUNMA BAKANLIĞI’ndan Nick Pope: “UFO’lar GERÇEK!” : HemsuT.NeT
evde kadınlara iş imkanı
İNGİLTERE SAVUNMA BAKANLIĞI’ndan Nick Pope: “UFO’lar GERÇEK!”

İNGİLTERE SAVUNMA BAKANLIĞI’ndan Nick Pope: “UFO’lar GERÇEK!”

Nick Pope, 1990’ların başında üç yıl boyunca UFO fenomeni konusunda İngiliz Savunma Bakanlığı araştırma ve inceleme dairesine başkanlık yaptı ve kendisi halen İngiltere Savunma Bakanlığında görevli bir yetkili. Kendisi artık, kusursuz referanslara sahip askeri personel tarafından tanık olunmuş ve radarda tespit edilmiş olağanüstü hızlarla seyreden muazzam büyüklükte cisimlerle ilgili yadsınamayacak birçok olay hakkında açıkça konuşmakta ve bilgileri paylaşmakta. Kendisi ayrıca Bentwaters vakası ve Birleşik Krallık dahilinde gerçekleşmiş başka vakaları doğrulamakta ve UFO fenomeni ile ilgili devletin elinde kapsamlı dosyalar bulunduğunu itiraf etmekte. Sayın Pope, UFO meselesi konusunda mutlak açıklık ve dürüstlük yanlısı bir kişi, ve dünyanın her yerindeki devletlerin elinde bulunan bütün bilgilerin tamamıyla ifşa edilmesi gerektiğine inanıyor.

Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi tarafından 2000 yılında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda düzenlenen “ Doğu Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu 2. Uluslararası UFO Kongresi” ne konuşmacı olarak katılan Nick Pope bakın bu konuda neler söylemekte;

N.Pope: “Bu gizemlerin çoğu arasında çok ince bir çizgi olabilir. Birçok UFO gözleminin aslında psişik ya da parapsikolojik vehçeleri bulunmakta. Besbelli ki evrende şimdilik anlayamadığımız garip şeyler olup bitiyor ve konvansiyonel araştırmacıların tamamen birbirinden ayrı olduğunu düşündüğü şeyler arasında birçok bağlar bulunuyor olabilir.”

Oldukça alışılmışın dışında olan şey ise, “Open Skies, Closed Minds” (Açık Gökler, Kapalı Zihinler) adlı kitabında açığa vurduğu görüşlerinin ve vardığı sonuçların normal hükümet çizgisinin oldukça dışına çıkması. Bakanlık tarafından dosyalanmış ham verilere ulaşabilmiş olmak onu UFO fenomeninin gerçekliği konusunda şüpheci biri olmaktan çıkarıp inançlı biri haline getirmiş. Bakanlığın UFO masasında geçirdiği üç yıl boyunca Nick Pope, ordunun UFO gözlemleri konusunda nasıl hareket ettiği ve ne tür raporların ulaştığına ilişkin benzersiz bir anlayışa kavuştu. Hepsinden daha şaşırtıcı olan, uzun süren iç tartışmalardan sonra Savunma Bakanlığı’nın sonunda kitabın yayımı için izin vermesi oldu. Bu artık, İngiliz Savunma Bakanlığının UFO’ların gerçekliliğine dair sözsüz bir onayıdır.

N. Pope: “Savunma Bakanlığı’ndaki işime başladığımda tam bir şüpheciydim – ne UFOlar hakkında herhangi bir şey biliyordum, ne de uçan dairelere inanıyordum. Fakat bu üç yıl boyunca Savunma Bakanlığı’nın vakalarla ilgili dosyalarını gözden geçirdikçe, ele geçen kanıtları gördükçe, tanıkların bazılarıyla tanıştıkça fark etmeye başladım ki, bazı şeyler hakkında fikrimi değiştirmem gerekecekti. Öyle sanıyorum ki, UFO gizeminin sırrını bir gün çözebilirsek sadece bir tane basit cevap bulunmadığını göreceğiz. Bir dizi cevap bulunduğunu görebiliriz, bazıları esas olarak başka yerlerden gelmiş araçlar, bazıları daha psişik fenomenler olabilir. Fakat evet, elbette ki bazıları başka yerlerden, evrendeki zeki uygarlıklardan gelen araçlardır. “

– Bakanlıktaki UFO masası ile ilgili görevinize nasıl getirildiniz?

N.Pope: “Körfez Savaşı sırasında Ortak Harekat Merkezi’nde göreve getirilmiştim ve oradaki en yakın amirim, normal barış zamanı görevlerime döndüğümde yer değiştirmek istediğimi biliyordu. UFO gözlemlerini araştırmaktan sorumlu garnizonda onunla çalışıp çalışamayacağımı sordu bana. Evet dedim.”

– Peki görevi neden bıraktınız, yoksa bıraktırıldınız mı?

N.Pope: “1994’de terfi ettirildim ve başka bir göreve atandım. Eğer terfim gerçekleşmemiş olsaydı büyük olasılıkla yine de kısa bir süre içinde yerim değiştirilecekti, çünkü o sıralar ortalama bir görev devri üç yıl sürüyordu. Bazı kişiler ‘gerçeğe fazla yaklaştığım’ için yerimin değiştirildiğini iddia ettiler..”

– Neden hükümetteki işiniz hakkında ve gizlenenler hakkında yazmaya karar verdiniz?

N.Pope: “Görevi bıraktığımda, bu konuda hala yapılacak büyük miktarda iş olduğunu hissediyordum, ve bunu ileri götürmenin en iyi yolunun, , bilim camiasında, medya ve kamuoyunda konunun profilini yükseltmek olduğu kanısındaydım. Ayrıca, insanların UFO çalışmalarıyla ilgili bilgi sahibi olmaya hakları olduğunu düşünüyordum”.

– İş arkadaşlarınız resmi işiniz hakkında yazmanızı ve bu konuyu gündeme getirmenizi nasıl karşıladılar?

N.Pope: “Genel olarak destek ve yüreklendirme dışında bir şeyle karşılaşmadım. Savunma Bakanlığı’nda on yedi yıldan fazla bir süredir çalışıyorum ve orada birçok arkadaşım var. Devlet memurları ve askeri görevliler de UFO gizemi ile herkes kadar ilgilidirler, ister şüpheci olsunlar, ister inanan.”

– Görevi bıraktığınız için pişman mısınız?

N.Pope: “Karmaşık duygular içindeydim. Terfi ettirildiğim için memnundum, bununla birlikte UFO görevim, hayatımı değiştiren bir deneyimdi ve bu konuya sırtımı dönemeyeceğimi anladım. Bu nedenle araştırma ve incelemelerime kişisel olarak devam etme kararı aldım.”

– Kişisel araştırmalarınızla ilgili olarak, şu sıralar ne üzerine çalışıyorsunuz?

N.Pope: “Aktif olarak, (dünya dışı kökenli varlıklar tarafından) kaçırılmış birkaç insanla çalışıyorum. Bu, son yıllarda uzmanlaşmış olduğum bir alan. Ayrıca psikoterapist ve hipnoterapist David Howard ile birlikte, National Council for Hypnotherapy (Ulusal Hipnoterapi Konseyi) ile dünya dışı kökenli varlıklar tarafından kaçırılma iddialarını içeren vakalar için resmi bir kılavuz yayımlama olasılığı üzerine çalışmaktayız”

– Göreviniz sırasında hiç bilgiden yoksun bırakıldığınız oldu mu?

N.Pope: “Hayır. Benim edindiğim izlenim, RAF’ın da (Kraliyet Hava Yolları) benim kadar ilgili ve gerçekleri keşfetmeye eğilimli olduğu yönündeydi; aramızda bu konuda ciddi bir dayanışma vardı, ne de olsa bu ulusal güvenlik konusudur. Ayrıca askerlerde bana radar kayıt bantlarını gönderiyorlardı. Bütün bunların bir nedeni RAF pilotlarının kendilerinin de UFO görmüş olmalarıydı, fakat gözlemlerin çok az bir bölümü raporlara geçer. Düşündüğünüz zaman, sivil bir kimse olarak bile UFO gözlemi bildirmenin önünde baskı ve sınırlamalar vardır, alay konusu olma korkusu, kariyerinize pek olumlu bir etki yapmayacağı şeklindeki korku.”

– Askeri pilotlar ne görüyorlardı? Bize bir örnek verebilir misiniz?

N.Pope: “Kesinlikle tanımlanamayan biçimde inşa edilmiş ve olağanüstü hızlarla, çok keskin manevralar yapan, bazen biranda kaybolup, tekrar ortaya çıkan gemiler bunlar.”

– Size göre UFO raporlarında sivil/askeri oranı nedir?

N.Pope: “Çoğunluğu sivillerin raporlarıdır. Askeri olanlar onların yaklaşık yüzde otuzu kadardır. Rapor vermek konusunda son derece isteksiz olsalar da orduya ait olanlar oldukça ilginçtir, birçok askeri görgü tanığının bulunduğu Redlesham-Forrest örneğinde görüldüğü gibi.”

-Size bant kayıtlarını göndermeleri konusunda onlara emir verebilecek konumda mıydınız?

N.Pop: “Evet. İki ayrı şekilde yapardım bunu. Genellikle başka birine verileri kontrol etmesi için ricada bulunurdum. Fakat bazı durumlarda, fazla ilgi ve dikkat çeken gözlemlerde el konulan bantların bana gönderilmesini isterdim, çünkü çabucak yeniden kullanılır bunlar. Radar verileri bir VHS video kasetine aktarılır, onları yeniden sıranın başına gelene kadar muhafaza ederler, yani çabuk davranmazsanız verileri saklamak mümkün olmaz.

– Ordu ve Bakanlığınız içinde bu konuda görüş nedir?

N.Pope: “Hava savunmamızı delip Birleşik Krallık ana karası üzerinde faaliyet gösteren bir UFO söz konusu olduğunda, bu, savunmayla ilgili önem teşkil eden bir durumdur, çünkü izinsiz ve davetsiz giriş yapan bu araç ne amaçla gelmiş olursa olsun hava savunma sistemlerimizle karşılaştırıldığında sahip olduğu özellikler dolayısıyla ciddi endişeler yaratır.”

-Peki bu resmi Kurumların gizlilik ve örtbas politikası hakkında ne söyleyeceksiniz?

N.Pope: “Bana göre hükümetler ve ordu, hatta özel araştırmacılar, politikacılar, kim olursa olsun, bu konuyla ilgili her şeyi kamu alanına taşımalılar. Bence hükümetler ikili davranamazlar. Bir yandan UFOların ulusal savunma açısından bir önem taşımadıklarını iddia ederken, diğer yandan bilgileri kendilerine saklamayı sürdüremezler.

TAYFUN EREN BAGCI

Hayalleri Olan İnsan, DURDURULAMAZ!

Latest posts by TAYFUN EREN BAGCI (see all)

FavoriteLoadingBu Makaleyi Beğendim




Spam Kontrol Sorusu:

Kampanya Haberleri
forivia üyelik
En Çok Yorumlanan Konular
En Popüler Konular
HD Walpaller-Doğa Resimleri
  Masaüstü arkaplanı olarak kullanabileceğiniz HD duvar kağıtları. Yüksek kalitede walpaller. Resimlere tıklayarak büyük boyda inceleyebilirsiniz. Masaüstü bilgisayarı kasmayan yüksek çözünürlüklü walpaller. AŞAĞIDAKİ RESİMLERE TIKLAYARAK BÜYÜK BOYDA İNCELEYEBİLİR VE BİLGİSAYARINIZA İNDİREBİLİRSİNİZ… Büyük boyda açtığınız resme sağ tıklayın ve farklı kaydet’e basın. Böylece resim bilgisayarınıza inecektir. Küçük boyda indirdiğiniz masaüstü resimlerinde piksel bozukluğu gözlenebileceğinden büyük boyda tek tek indirmelisiniz… #gallery-1 { margin: auto; } #gallery-1 .gallery-item { float: left; margin-top: 10px; text-align: center; width: 33%; } #gallery-1 img { border: 2px solid #cfcfcf; } #gallery-1 .gallery-caption { margin-left: 0; } /* see gallery_shortcode() in wp-includes/media.php */ About Latest Posts TAYFUN EREN BAGCIHayalleri Olan İnsan, DURDURULAMAZ! Latest posts by TAYFUN EREN BAGCI (see all) Piaff Diğer Ürün Grupları - 29 Nisan 2018 Evde Ek İş - 23 Ağustos 2016 Piaff Networking Ev Hanımlarına Para Kazandırıyor - 16 Ağustos 2016 Powered by Starbox
Taş Kesilen İnsanlar: Pompei
var boomAdsParams = new Object(); var boomsAdsScript = document.createElement(\'script\'); boomAdsParams.AdClient = "762a9341c4b44ad7a249ebca425e6bdb"; boomAdsParams.AdCampaignType = "1"; boomsAdsScript.type = \'text/javascript\'; boomsAdsScript.src = \'//widget.boomads.com/WidgetJS/CustomAds?\' + decodeURIComponent(\'AdClient=\' + boomAdsParams.AdClient + \'%26AdCampaignType=\' + boomAdsParams.AdCampaignType + \'%26R=\' + Math.random() + \'\') + \'\'; var boomsAdsDocumentHead = document.getElementsByTagName(\'head\')[0]; if (boomsAdsDocumentHead) boomsAdsDocumentHead.appendChild(boomsAdsScript);       Taş Kesilen İnsanlar: Pompei Kainat’ın rehberi Kuran’ı Kerim de geçmiş kavimlerin haberleri ile ilgili pek çok ayet vardır. Kuşkusuz bu haberler, üzerinde düşünülmesi gereken konulardır. Bu kavimlerin büyük bölümü, kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamış, hatta onlara düşmanlık göstermişlerdir. Bu taşkınlıklarından dolayı da Allah’ın azabıyla karşılaşmışlar ve yeryüzünden silinmişlerdir. Allah Kuran’da, bu helak olaylarının sonraki insanlara da birer ibret olması gerektiğini bildirir. Vezüv Yanardağı’nın patlaması ile tarihten silinen Pompei kentinin durumu da bu konuya örnektir. Vezüv Yanardağı, İtalya’nın, özellikle de Napoli kentinin sembolüdür. Vezüv’ün batı yamacında Napoli, doğu yamacında ise Pompei kenti yer alır. Yaklaşık 2000 yıldır sessizliğini sürdüren Vezüv Yanardağı’nda geçmişte yaşanan bir lav ve kül felaketi, bu kentin insanlarını ani bir biçimde yakalamıştı. Felaket öylesine ani olmuştu ki, herşey 2000 yıl öncesinde olduğu gibi kaldı. Sanki zaman dondurulmuştu. “İbret Dağı” olarak adlandırılan Vezüv’ün bu şekilde tanımlanması boşuna değildir. Ünlü Sodom ve Gomorra kentlerinin başına gelen felaketle, Pompei’de yaşananlar birbirine çok benzemektedir. Kuran’da, Allah’ın kanunlarında hiçbir değişiklik olmadığı haber verilir. Allah’ın kurallarına aykırı giden, O’na başkaldıran herkes, aynı ilahi kanunla karşılık görür. Roma İmparatorluğu’nun dejenerasyonunun sembolü olan Pompei kavmi de, aynı Lut kavmi gibi, cinsel sapkınlıklara batmıştı. Sonu da Lut kavmiyle benzer oldu. Allah bu konuyla ilgili olarak Kuran’da şöyle buyurmuştur: “… Onlara uyarıcı-korkutucu geldiğinde, nefretlerinden başkasını arttırmadı. (Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah’ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah’ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın.” (Fatır Suresi, 42-43) SEFAHAT TUTKUSU İÇİN YAŞAYANLAR Pompei’nin böyle bir felaketle yeryüzünden silinmesinde elbette ders çıkarılabilecek bir yön vardı. Tarihi kayıtlar, şehrin yok olmadan önce tam bir sefahat ve sapkınlık merkezi olduğunu gösteriyor. Şehrin en belirgin özelliği ise, fuhuşun çok yaygın olmasıydı. Pompei faciası öyle ani olmuştu ki, Vezüv’ün lavları bir anda tüm kenti haritadan sildi. Olayın en ilginç yanı ise, kentin günlük yaşantısı içinde, Vezüv’ün korkunç patlamasına rağmen, kimsenin kaçamaması ve adeta büyülenerek felaketin farkına bile varamamış olmasıydı. Yemek yiyen bir aile, sofradaki halleriyle aynen taşlaşmıştı. Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinin, bazılarının yüzleri hiç bozulmadan kalmıştı. Cesetlerin yüzlerinde ise şaşkınlık ifadelerini görmek mümkündür. İşte facianın en dikkat çekici yönü buradadır. Nasıl olmuş da binlerce insan hiçbir şey görmeden ve duymadan, adeta ölümün gelip kendilerini yakalamasını beklemişlerdir? Olayın bu yönü, Pompei kavminin yokoluşunun Kuran’da anlatılan helak olaylarına benzediğini gösteriyor. Çünkü Kuran’da, helak olayları anlatılırken “birden yok olma” üzerinde durulur. Örneğin Yasin Suresi’nde anlatılan “şehir halkı”, tek bir anda topluca ölmüşlerdir. Surenin 29. ayetinde bu durum şöyle anlatılır: “(ONLARA) YALNIZCA BİR TEK ÇIĞLIK (YETTİ); ANINDA SÖNÜVERDİLER.” (Yasin Suresi, 29) Pompei halkının ölümü de ayetlerde anlatıldığı şekilde, “anında yok olma” tarzında gerçekleşmiştir. İşte bazıları Kuran’da bildirilen bu gibi helak olaylarının önemli bir bölümü, modern çağda yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Kuran’da sözü edilen olayların delilleri olan bu bulgular, Kuran kıssalarının “ibret olma” özelliğini daha da açık bir biçimde göstermektedir. AHİRZAMAN SAHNELERİYLE BENZERLİK… Pompeii, İ.S. 70 yıllarında Vezüv yanardağının patlamasıyla, birkaç saat içinde lav ve kül tabakasıyla kaplandı. İnsanlar, ne yapacağını şaşırmış bir durumda devasa lav-kül selinden kaçmaya çalıştı, ama neredeyse hiçbiri kurtulamadı. Kimisi, o anda kent içinde bulunduğu yerde, mesela evinin içersinde, o şekilde kala kaldı. Pompeii’de yaşam bitmişti o andan itibaren. Pompeii’de yaşam, duyguların doruk noktasına ulaşmıştı. Zenginlik, şehvet, aç gözlülük… İnsanların benliğini ele geçirmişti bu duygular. Pompeii’de yaşam, artık çöküşün son noktasına kadar yükselerek ilerlemişti. Allah tarafından gazaba uğranmış bir şehir Pompeii.. Pompeii, İ.S. 70 yıllarında Vezüv yanardağının patlamasıyla, birkaç saat içinde lav ve kül tabakasıyla kaplandı. İnsanlar, ne yapacağını şaşırmış bir durumda devasa lav-kül selinden kaçmaya çalıştı, ama neredeyse hiçbiri kurtulamadı. Kimisi, o anda kent içinde bulunduğu yerde, mesela evinin içersinde, o şekilde kala kaldı. Pompeii’de yaşam bitmişti o andan itibaren. HİSTERİK TOPLUM: ŞEHVET/ZEVK/İLLEGALİTE Pompeii’de yaşam, duyguların doruk noktasına ulaşmıştı. Zenginlik, şehvet, aç gözlülük… İnsanların benliğini ele geçirmişti bu duygular. Pompeii’de yaşam, artık çöküşün son noktasına kadar yükselerek ilerlemişti. Allah tarafından gazaba uğranmış bir şehir Pompeii.. Pompeii, İ.S. 70 yıllarında Vezüv yanardağının patlamasıyla, birkaç saat içinde lav ve kül tabakasıyla kaplandı. İnsanlar, ne yapacağını şaşırmış bir durumda devasa lav-kül selinden kaçmaya çalıştı, ama neredeyse hiçbiri kurtulamadı. Kimisi, o anda kent içinde bulunduğu yerde, mesela evinin içersinde, o şekilde kala kaldı. Pompeii’de yaşam bitmişti o andan itibaren. Pompeii’de yaşam, duyguların doruk noktasına ulaşmıştı. Zenginlik, şehvet, aç gözlülük… İnsanların benliğini ele geçirmişti bu duygular. Pompeii’de yaşam, artık çöküşün son noktasına kadar yükselerek ilerlemişti. 1790 da bir çiftçinin tarlasını sürerken, rastladığı kalıntılar, yapılan kazılarla ortaya çıkarıldı. Yanardağ atıklarının şehri tamamen kaplaması nedeniyle, günümüze dek mükemmel korunmuş Pompeii’de, Roma İmparatorluğunun yaşantısını, ulaştığı uygarlık düzeyini görmek mümkün.. Tiyatro, dükkânlar, fırınlar, zengin ve fakirlerin evleri neredeyse 2000 yıl önceki haliyle durmakta. Hatta taşlaşmış insanlar yaşamlarının son anlarında heykel gibi durmaktalar. İki şehrin üzerini 20–30 metre yüksekliğinde sıcak küller kaplayınca oldukları yerde havasızlık ve kükürt dioksit gazı ile ölenler bugüne heykel şeklinde ulaşmıştır. Patlamanın külleri Anadolu ve Mısır’a kadar etkisini göstermiş ve tüm atmosfere yayılmıştır. Bölgede depremlerin 126.000 yıl önce başladığı saptanmıştır. Verimli kampanya ovası Romalılardan itibaren yerleşim bölgesi olmuş, 79 yılından beri insanlar için korkulu bölge olmasına rağmen, şimdi Napoli halkı tedirgin de olsa burada yaşamaktadır. Plinien türü patlamalar İ.Ö 18300, 16780, 8010, 3360, 1920 İsa’dan sonra 79, 1527 ve 368 yıllarında olmuş. Napoli tetikte bizim beklediğimiz İstanbul depremi gibi. SaNTo ile karar aldık, patlama olasılığı artınca oraya gidip heykel olacağız. İnsanlar Allah’ın gazabına karşı tedbir almak için araştırmalarını sürdürüyor. Biz ise İstanbul’ da 26 Ağustos’u çoktan unutup azıp duruyoruz. Çıplak heykeller, cinsel öğeler içeren freskler ortaya çıkınca dinler; Vezüv yanardağının patlamasını, insanların sapkınlıklarına bağlamışlardır. Cinsel ilişki sırasında istifini bozmayan çiftler, taşlaşmış olarak korunmuşlar ve “Allah’ın insanı taş yapacağı” deyimi son yüzyılda ortaya çıkmıştır. About Latest Posts TAYFUN EREN BAGCIHayalleri Olan İnsan, DURDURULAMAZ! Latest posts by TAYFUN EREN BAGCI (see all) Piaff Diğer Ürün Grupları - 29 Nisan 2018 Evde Ek İş - 23 Ağustos 2016 Piaff Networking Ev Hanımlarına Para Kazandırıyor - 16 Ağustos 2016 Powered by Starbox
Örgü Atkı-Bere
Yandaki bere-atkı modeli SELANİK Örgü Tekniği ile yapılmıştır. SELANİK ‘in nasıl örüldüğünü BURAYA tıklayarak resimli anlatımla öğrenebilirsiniz:  (Bu linkler sizi kurdelenakisin ana blogumuza yönlendirecektir)               metatag: kurdele, kurdele nakışı, kurdela, kurdele nakisi, kurdele nakisin, kurdele nakışın, ikbal bağcı, tayfun eren bağcı, salon takımı, oda takımı, mutfak takımı, el işi, el yapımı, kadınlara özel, hobi, eğlence, bohaca, bohça, dağmat bohçası, çeyiz, ceyız, evlilik hazırlığı, tel kırma, tel kırma teknikleri, kurdele nakışı nasıl yapılır, kurdele nakışı yapımı, kurdelem, nakış, bedava site, google arama, örnek, adsense, google adsense, google reklamları, boncuk, boncuk işi, nişan tepsisi, tepsi örtüsü, yüzük tepsisi, salon takımı, oda takımı, ikbal bağcı,       Tek yetkili resmi satış sitesi olan türkiye cialis disbirötör satış sitesi.Uygun fiyatlarda viagra bulabileceğiniz resmi satış sitesi.En iyi levitra ereksiyon hapı bulabileceğiniz yetkili satış sitesi. About Latest Posts TAYFUN EREN BAGCIHayalleri Olan İnsan, DURDURULAMAZ! Latest posts by TAYFUN EREN BAGCI (see all) Piaff Diğer Ürün Grupları - 29 Nisan 2018 Evde Ek İş - 23 Ağustos 2016 Piaff Networking Ev Hanımlarına Para Kazandırıyor - 16 Ağustos 2016 Powered by Starbox